Bekarlığa Metal Partisi

Haziran 16, 2010 at 10:25 pm ("Düm"düz Yazılar, Saçmalamalar!, Ustalara Saygı Kuşağı, Zafro Radyo, zafromel)

Metallica, Rammstein, Slayer, Megadeth, Anthrax, Pentagram, Volbeat…

2008 yılı hayatımın en kötü yılıydı, içinde barındırdığı bir gün hariç: 27 Temmuz.

Geri dönüp baktığımda 2008 yılından bir tek o günü detaylarıyla hatırlıyor olmam beynimin bilinçli bir seçimi olsa gerek. Sosyal, romantik, ekonomik, neredeyse kişisel olarak her yönden dipte olduğum bir yıldı ve inanın o konser bünyeme ilaç gibi gelmişti. Hem bu sefer konsere kardeşimle gitmenin de mutluluğu vardı. O’ndaki o heyecanı görmek acayip mutlu etmişti beni, tek üzüldüğümüz nokta benim ’99’da canlı izleme şerefine nail olduğum Jason Newsted’in artık grupta olmamasıydı. Fakat söylemem gerekir ki grup ’99’dakinden çok daha canlı ve iyi bir performans sergilemişti, seyirci de öyle. Büyülenerek ve sesim kısılarak staddan ayrıldığımda senenin geri kalan aylarını sağ-salim atlatmak için gerekli morali depolamıştım ve 2009’da işler çok daha yolunda gitmeye başlamıştı. Konser öncesi ve sonrası yazdığım yazıları okudum bu yazıya başlamadan önce. Bu yazılardan önceki yazılar moral seviyemin ne durumda olduğunu gözler önüne seriyor zaten. İnternet melankolisi yapmışım resmen ki uzun süredir böylesi aksiyonlardan koşarak uzaklaşmaya çalışıyorum. (Hakikaten ne berbat bir seneydi yahu.)

Metallica konserleri yukarıda da bahsettiğim gibi her daim hayatımın milad sayılabilecek noktalarındandır ve bir yenisine daha adım adım yaklaşıyoruz. 13 Haziran 1999, 27 Temmuz 2008 ve 27 Haziran 2010. Bu seferki gerçekten tadından yenmez olacak çünkü sürüyle efsane grup onlardan önce çıkacak. Anthrax, Megadeth, Slayer gibi Bay Area Thrash’in Testament ile birlikte en baba gruplarını art arda sahnede görmek kimi boyunların konser alanına cansız düşmesine sebep olacaktır. Bir tek Testament yok. Gerçi bu grupların çok büyük hayranı olduğumu söyleyemeyeceğim ama çok eğleneceğim kesin. Dave Mustaine’in sivri sinek vızıltılı gitar soundu hepimizi coşturacak, Slayer’ın tavizsiz tutumu hayranlık uyandıracak vs. vs. Bunlar elbette önemli noktalar. Fakat benim için Metallica’yı bir kenara bırakırsak (Ki festivalin en önemli noktasıdır benim için, kendimi o son dakikaya saklayacağım!) iki büyük ve önemli detay var bu festivalde.

Birincisi Rammstein! Aslında bu paragrafa başka bir şey yazmaya gerek yok. Rammstein. Payromanyakları da canlı göreceğim ya, konser listemde yanına tik atamadığım iki isim kalacak böylece: Tori Amos ve Red Hot Chili Peppers.

İkincisi ve daha önemlisi bu konsere kardeşimle birlikte Erol, Kuzen, Uğur ve son gün özel konuk olarak Orçun’un da katılacak olması. İbo’nun askerde olması şanssızlık tabi, geçen konsere de bütleri yüzünden katılamamıştı. Gerçi yemin töreni bitmiş oluyor, bir sürpriz bekliyorum İbom’dan ama fazla da ümitlenmek iyi değil hayal kırıklığı yaşamamak için. O da gelirse tadından yanına yaklaşılmaz olur festival. Elbette bahsetmeden geçemeyeceğim bir isim de Selçuk. Adamla görüşmemiz için mutlak büyük bir konser organizasyonu olması gerekiyor. Tool, Metallica şimdi de Sonisphere’de görüşeceğiz adamla. Kısaca “Yav biz senle en son ne zaman görüşmüştük?” diye birbirimize sorsak direk tarihleri verebiliriz. Kutlu da geliyor konsere fakat sahne önü almış, yapacak bir şey yok. Bambide ıslak hamburger yeriz artık O’nunla da.

Lafı bir yerden Volbeat’e getirmeye çalışıyorum fakat başaramadım. Kardeşimin keşfi olan bu grup Elvis vokali ile kuzey metal anlayışını harmanlayarak ortaya güzel mi güzel bir müziğin çıkmasına olanak vermekte ve bence festivalde ilk kez dinleyenleri tam kalbinden vurup Türkiye’deki hayran kitlesini ciddi arttıracaklar. Tekrar tekrar ülkemize geleceklerini düşündüğüm bir grup, nette dolaşan vidyolarına bakılırsa sağlam ve eğlenceli bir performansları var. Bakalım, göreceğiz. Gizli kahraman olabilirler.

Şimdi gelelim başlığın sebebine. Geçenlerde bahsettiğim nişanın kahramanları eylülde evlenecekler ve bu Erol, Orçun, Zafer üçlüsünün bir nevi bekarlığa metal partisi olacak. T-cetvelleri ile öğrenci evlerinde başlayan serüvenin son ayağı!

Ciddi ciddi heyecanlanmamak için hiçbir sebep yok fakat ben yine de kendimi sükunete davet ediyorum. Delilik için önümüzde dolu dolu üç gün olacak ve dört gün sonra çıkacağım senelik iznin festival önü günlerinde kendimi mental olarak bu büyük okazyona hazırlamaya çalışacağım, Yüce İmparator Fatih’in de dediği gibi vat ken yu du samtayms?

Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğim, yani sanırım, belki.

Back to the roots!

Not: Melis, wish you were here…

The Memory Re-Re-Remains!

1 Yorum

  1. Didem-Düğün-Dernek-Erol-Efes-Ev « Saçmalamalar! said,

    […] Seyir Defteri, Saçmalamalar!, zafromel, İpe Sapa Günce) Haziranın 16′sında yazdığım Bekarlığa Metal Partisi‘nden bu yana epey bir süre geçti. Ekim ayına girmiş bulunmaktayız ve Haziran […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: