Gel de Yazma

Haziran 26, 2007 at 1:50 pm (Saçmalamalar!)

nediyealiyonresmi.jpg          <-Ahanda tıkla resmin üstüne daha yakından gör!

Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Çoğu zaman olur bu evet. Bilemem nereden başlayacağımı ve ikindi rüzgarında ben, evet ben, bir tay gibi süzülürüm yelelerim üzerinde yelkenler.

Her ne ise efenim. Bu resim üzerine tespitler yapıp, boş bir iş yapmak amacım. Resim zaten kendini yeterince anlatıyor. Yazdıklarım kambur olacak ama olsun. Yazarım yazarım. O, ne grotesk ne barok, ne gotik, ne helenistik olan dönemden geçtik kuzenle. Uzun bir yoldu. Gam-gasavet dolu.

Şimdi “Bu resmi buraya koymuşsun. Hani çocukluk falan şirin, sempatik gözükmeye mi çalışıyosun?” diyebilirsiniz. Zaten siz her daim bir şeyler dersiniz. Fakat amacım o resimdeki 80’lere ait imgelem ve denklemlerin yaklaşık 15-20 sene sonraki yansımalarını size yansıtmak, yansıtılan şeyi yine yansıdığı yere geri göndermektir. Sizden yansırsa ne ala. Ben kendim ve kuzenim Guilty adına söylüyorum. Bizde yansımadı. İçimize kaçtı! Mahvolduk ulan senelerce! Neyse… Hadi buna da neyse.

Şimdi fotoğraftaki bazı noktalara dikkatinizi çekeceğim. Madde madde yazmayı uygun gördüm, size sormadım. Ne? Yazının başından beri agresif miyim? Sana mı soracağım? Okuyuculuğunu bil! Efendi efendi okuyacaksanız okuyun adamı hasta etmeyin. “Dan!” diye maddelere geçelim:

Fotoğraftaki Canlı Varlıklar:

Mavili, Kucaktaki Haydut Kılıklı, Japon Anime Duruşlu: Guilty

Yaşamından Bezmiş Elde Biberon Kucakta Torun Kompozisyonuyla: Ekşın Avni (Sonradan bu rolüyle Altın Küre Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülüne de layık görüldü. Aynı zamanda Stunts-Sen Sendika Başkanı’dır.)

Kırmızılı, Kuzenin Tabiriyle “Kenan Doğulu Gülüşlü Velet”: Zafromel

Fotoğraftaki Cansız Varlıklar:

Bir Adet Battaniye: Her evde olan kaplan desenli, pis kahverengi rengiyle gecelerimizi ısıtan o eşsiz, satış rekorları kıran efsane.

Bolca Minder: Güz yaprakları temasını yıllarca evimizde yaşatmış olan güzide, ne kıç altında ne sırt arkasında durmayıp fıy fıy kayan minderler silsilesi. (Hayatımızı bitirdi şerefsizler.)

Sandalye: Efendim bu sandalye özel bir tür. Notır Dam’ın Kamburu’nun damda rahat oturması için tasarlanmıştır. Tasarımcının tasarıyı yaparken sarhoş olduğu ve kendisinin 1789 yılında Paris’te yaşadığını zannettiği Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde kendisiyle yaptığımız röportajda açıkça kendisi tarafından belirtilmiştir. Kendisi kısaca: “Hayatımı bitidü o sandalye. Kaç kişinin evinde benim yüzümden huzursuz olduğunu düşündükçe deliriyorum. Hiyaaaa hiyaaa yine geldi yine geldiii!…” beyanatını vermiş, ardından kendisine İsiin adlı hasta bakıcı tarafından hunharca basılan iğne ile bayıltılmıştır.

Takvim: Sizin ilk başta dikkatinizi çekmemiş olabilir. Benim de çekmemişti korkmayın. Ama sağ üstte o fermanımsı biçimde tasarlanan takvimlerden var. Belki Mekke resmi de olabilir ama kuvvetle muhtemel o bir takvim. Beladır o yapı. İki adet aynı boyda -ki mahallenin çocuklarının boş inşaatlardan çalıp oynadıkları borular ebatında olması gerekir- uzun iki sopanın arasına gerilen bir adet bezimsi cismin üzerine işlenmiş baskı. İnsanın içinde devamlı o takvimi kapama, dürme iç güdüsü uyandırır bu tip takvimler. Sopalar birbiriyle kavuşur fakat asla simetrik bir biçimde dürülemez. Kumaşın bir tarafı her daim kısa kalacaktır. Kafa yedirten cinstendir. Allah’tan bunlardan artık üretmiyorlar. İlk açarken sanırsın ki padişah elçiyle düşman devlete savaş fermanı yollamış. Allah benim karşıma onlardan bir adet daha çıkarmasın yaleppim! “Aman” deyip kaçılasıdır.

Bütün bu maddelerin üzerine bana ve kuzenime bazen sorulan ve bizim kıçlarımızın tempra kıçı gibi kalkmasını sağlayan muhterem soruya cevap vermek isterim:

“Yahu nasıl yazıyorsunuz? Nereden aklınıza geliyor, ilahi?” 

Tek bir resimden bu kadar bilinçaltı oyuncağı çıkaran biz, malzemesiz kalır mıyız hiç? Soru edatsız sorarım sana ey okuyucu: Bütün bunları istemsiz biriktir, ondan sonra gel de yazma ha? Hadi oradan ya!

Öpüldünüz.

Zafro

Not: Kuzen okuyorsan bana kızma. Hemesende bunu yazmadan önce sana soracaktım, kahvaltıya gittiğini söylemiştin ve fakat dönmedin. Korkma, günahı vebali bana. Sen ekstra öpüldün!

Özel ve de Güzel Not: Bu yazıyı okudunuz ve beğendiniz mi? Bir de buna bakınız efendim, bu konu hakkında “my friend of misery” kuzenimin görüşleri: http://xguilty.wordpress.com/2007/06/26/ben-hic-geri-kalir-miyim-80lerin-analizi/ 

8 Yorum

  1. ntzeynep said,

    haydut kılıklı mı ? :D
    ah be zafrom nesi haydut :) ikiniz de çok şirinsiniz.

    ayrıca çok güzel olmuş yazıı (:
    bu durumu eğlenceli hale getirmişsin eline sağlık (anladın sen onu) :D

  2. ben hiç geri kalır mıyım? (80lerin analizi) « benim de söyleyeceklerim var!! said,

    […] efem yazıyı okuduysanız bir de şuna göz atınız. reca ediyorum.. https://zafromel.wordpress.com/2007/06/26/gel-de-yazma/  […]

  3. kokteyl said,

    kendi adıma bir daha “Yahu nasıl yazıyorsunuz? Nereden aklınıza geliyor, ilahi?” demeyi artık bırakıyorum : ) yok arkadaş malzeme bol aile de yok yok…

    Zafromel!! Gülüşün gözlerine yansımış,öyle parlıyorlar ki…

    guilty;ellerini nereye koyacağını şaşırmış en sonunda ‘’dur birde şöyle çaprazlamasına koyayım yeni bir trend başlatırım’’ der gibi : )

    siz ikiniz müthişsiniz,devam edin lütfen…

    ”sarımsı samet sarısı” : ))))

  4. ntzeynep said,

    Samet sarı sen Samet’ten sarısan :)

  5. Fotoğraftan 80′lerdeki Altan Analizi « Tois’NBlog’U said,

    […] geldiğimiz şu satırda da bari çaldığım kişilerin yazılarına birer likn vereyim istiyorum. Zafromel ve […]

  6. mevhibe said,

    ikinizi de tanımak mümkün değil bu fotoğrafta:))

    komple değişmişsiniz siz yaaa:))

    hele samet saçın renginden tut şekline kadar tamamen değişmiş….
    zamana ayak uydurmak bumu yoksa:))
    kendini sürekli değiştirebilen kuzenler:))
    yalnız zaferin bakışları çok tehlikeli..tam büyükleri kandıracak bakış ve güümseme:))

  7. zafromel said,

    Övgüler için teşekkürler efendim. Aslında bu tip fotoğraflardan çok var hem Samet’in hem benim arşivimde ve fakat bendeki albüm direk yapıştırmalı. E 15 sene önce yapıştırılmış fotolar da albümden ayrılırsam yırtarım kendimi dediğinden sanal ortama geçmemiş onlarca efsane foto var. Teknoloji gelişirse gün gelir onları da koyarız buraya. Ama gönül dostlarla yan yana yüz yüze iken o albümlere bakmayı arzu eder.

  8. » Blog Archive » Fotoğraftan 80′lerdeki Altan Analizi said,

    […] geldiğimiz şu satırda da bari çaldığım kişilerin yazılarına birer likn vereyim istiyorum. Zafromel ve […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: