Hava Durumu

Mayıs 8, 2007 at 10:57 pm (Saçmalamalar!)

Dışarı çıkılacağı gün standart bir Zafro kişisi neler yapar?

Merak mı ettiniz? Let mi tel yu den. Yok “Merak etmedim ne hali varsa görsün, dananın kuyruğu şu saniye itibariyle kopsun zaten hiç sevmem o şahsı!” diyorsanız hala bu soru cümlesini okumaya neden devam ediyorsunuz?

İlk önce “Dışarı çıkılacak ” komutuyla gecenin sabaha yakın sularında yatan ufak beyinli Zafro, normal, işinde gücünde insanların öğle yemeği yediği saatlerle keşisen meridyen devinimler ve sarsılmalarla uyanır gibi olur. “Gibi” diyoruz çünkü Zafro’nun uyanması gününün en büyük zaman dilimini kapsayan en geniş haleli devridir.

Bölüm 1.) Ayılma faslı:

Yatakta devinen huzursuz Zafro’nun ruhu zar zor bedeni ile birlikte yataktan kalkar. Odasının kapısı açılır. İstikamet mutfak! Kültablası ve bir bardak su almaya teşne Zafro salonun cam kenarında bulmaca çözer iken bi gıyıdan da çayını yudumlayan babası ile göz göze gelir. Aslında pek göz göze gelemez dense daha doğrudur. Çünkü gözler daha açılamamıştır. Tatar Ramazan edasıyla gözler çekik, omuzlar düşük, gayet asabi bi tavırla babasının görebildiği kısmı olan, kafası olarak beyninde biçimlendirdiği silüete bakar ama görmez. Babası mutlak güler bu hale en Erol Taş bir kahkaha ile. Mutfağa bir şekilde ulaşılır.

Anne mutfakta ise kültablası almak daha da zorlaşır. “İçme şu zıkkımı kahvaltı etmeden!” haklı serzenişi gayet ukala bir tavırla görmezden gelinerek diğer elde su mutfaktan çıkılır, odaya doğru ilerlenilir. Sigara içilirken ufak beyninin en boş olduğu dakikaları yaşayan Zafro akabinde suyu kafaya dikler. Artık her sabah yapılan, ulu kızılderili ritüeli yapılabilinir! “Televizyon karşısındaki yatak/kanepe vs. kısaca uzanılası ne varsa uzanılır. Hiç bi b.k anlamadan manasız bir şekilde televizyona bakılır!” Belki de günün en boş olduğundan mütevellit en güzel dakikalarıdır o anlar.

Yavaş yavaş ayılmaya başlayan vücut ve ufak beyin, dışarı çıkılması gerektiğini, güne zaten geç başlayan bir şahıs olaraktan bir an önce sırayla; sana bir şeyler emreden mideni dinleyip kahvaltı etmeni, şemalsizlikten ölmekte isen saça-sakala bir düzeltme yapmayı, giyinmeyi akabinde kendini sosyal hayatın paradokssal düzenine atmanı salık verir. Tüm bunları düşünmek bile ağır bir iş olduğundan aptal Zafro’muz ağzını şapırdata şapırdata en pespaye haliyle manasızca tv izlemeye devam eder. Derin bir oh çeker.

Bu sırada herkes Zafro gibi düşüncesiz, boş-beleş değildir elbet. O şevkatli anne içeriden bağırır “Zafeeer! Gel çay hazır.” Zafro içinden bir “yuppi yay yay ye-ooo” çeker. Ayılma kısmı neredeyse tamamlanmak üzeredir.

Bölüm 2.) Zafro’nun Günlük Kahvaltı Diyeti:
Çay olmazsa olmazdır! Beyaz peynir, ekmek varsa bal ya da onun istepnesi reçelden oluşan günün en önemli öğünü afiyetle olsun olmasın yenir. Huzura erilir. Keyif sigarası içilir. Artık dışarı çıkmak için hazırlanmak dışında yapılacak listesinde bir şey kalmamıştır.

Bölüm 3.) Pijamadan Sosyalliğe Adım:

Sigara sonrası beyinde “Artık hazırlanmam lazım!” cümlesi yer etse de aylaklıkta sınır tanımayan Zafro kişisi usta olduğu bir konu olan zaman kaybetmekteki hünerini tekrar göstermekten kendini geri alamaz. Banyoya gitmeyi kafasına koyduğu an ile aynaya bakması bir olmaz. Cümlenin sonu “Olur” gibi geldi değil mi okuyucu? Yok öyle değil işte. İki adımlık yerde bile süre kaybeden Zafro’nun zaten ralli pilotu olmak gibi bir ideali olmamıştır.

Ayna karşısına bir şekilde gelen Zafro’nun görüşeceği kişi her kim ise o sırada çoktan tüm işlerini bitirmiştir. Zafro’nun yolunu gözlemektedir. Fakat beyimizin daha çok işi vardır. İşi “-Hiçbirşey!- üzerinden tonla vakit kaybedebilmeyi becermekle uğraşmak”tır.

Üstüne başına dolabı incik cincik ederekten bir şeyler geçiren kahramanımız evde yaşayan diğer nev-i şahsına münhasır, her biri ayrı ansiklopedi konusu kişilere “Dışarı çıkıyorum!” cümlesini söyler iken elleri ayakkabılıktaki ayakkabısına gitmiştir. Dış kapıyı açtığı anda o sihirli cümleler anne veyahut babadan gelir:

-Oğlum üstüne bişey al! Hava serin.

Şapşallaşan Zafro camdan dışarı bakar. Tatmin olmaz gider camı açar, kafasını camdan dışarı sarkıtır. Tüm meteorolojik ciddiyetiyle hava durumunu kontrol eder ve şu kanıya varır, sadece kendi kendine “şu” dediğimiz kanıya kapılmakla kalmaz o “şu kanı”yı anne veyahut babası ile de paylaşır:

-Anne/baba dışarısı kırk derece!

-Oğlum sen al bak ne ol…

-Ya yok gerek yok ne gerek var ya ondan sonra pişicem, elimde taşiicam bi de yük olacak.

-Oğlum ba…

-Hadi görüşürüz. ÇAT!

Sonuç:

İki saat sonra atılgan, sempatik, salak kahramanımız Zafro ya bir tufan ile ya bir kasırga ile ya kar ile ya yağmur ile boğuşmaktadır. Artık anne/babasının meteorolojik altıncı hislerine güvenip, onların sözünden çıkmamakta ve fakat hava ve hayat şartları ne olursa olsun bir türlü adam olmamaktadır.Olamamaktadır. Olduramamaktadır.

zafromel

Not: Olduramadım…

3 Yorum

  1. compili-keytıd.. said,

    nedense -nedense diyorum ama nedenini gayet iyi biliyorum laf öyle geledurmuş ben de gelsin deyip hiç bozmadım akışını-bu yazı bana beni hatırlattı
    dışarı çıkacağım zamanki hallerimi
    pijamalarımı hayatımın gerisinde bırakmam evden çıkmadan önceki on dakikamda gerçekleşir ve hava durumu yerinepencereden bakma yöntemini kullanırım
    uyanınca daha doğrusu uyanamayınca cümle bile kuramam ve bir süre bağdaş pozisyonunda gözler tek noktaya-bu tek nokta aslında sabittir ama sürekli sabit değildir-kilitlenmiş bir psikopat edasıyla öylece dururum
    bunlar neden ilgilendirsin sizi değil mi
    bence de
    an itibariyle diyorum ki çok hoş çok yakın yüzde sabahın bu saatinde gülümseme oluşturan bir yazı
    sevdim sevdim pek sevdim pek çok sevdim:)

  2. kokteyl said,

    yine,yeni,yeniden harika…

    böylesine dışa vurulur duygular ancak…bir okudum bin güldüm,teşekkürler efem :)

    yazıyı okurken kendimi bir sürü şey düşünürken buldum,bu saçmalamalarınız bizim göz bebeğimiz :)

  3. mevhibe said,

    kanımca tüm anne-babalar birer hava tahmin prof.u:)))
    bunun birde eve dönüşü var..anne babanın “ben dediydim” cümlesini sindirmek var…

    “yok anne ne güzel işte zaten çok terlemiştim iiyi geldi serinledim”:)))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: