Blog Çocuğu Oldum! Blog! Blog!

Nisan 17, 2007 at 1:37 am (Saçmalamalar!)

Gece 4’ü çeyrek geçmekte. Daha yeni başladım yazmaya. Saati gören beynim sorular da sormaya başladı akabinde:

1.) Benim bu saatte ayakta ne işim var?

2.) Bu saatte patates kızartmasını rüyamda bile bulamam değiil mi?

3.) İguana, mirket, koala gibi cins hayvanları sevme nedenim ya da nedenlerim neler?

4.) 3. soru gibi bir soruyu bu saatte aklıma neden getirdim?

Aslında cevaplar basit. İki tür insan vardır. Biri tavuk ya da horoz dediğimiz sabahın kör karanlığında kalkıp güneşin doğuşunu seyretmeye, güne erken başlamaya bayılanlar. Bir diğeri ise bu sabahçıların kalktığı saatte yatan (Daha doğrusu “Artık vücudu iflas edip bayılan” demeli. Mecali olsa uzanmayacak eşoğlusu.) baykuş ya da yarasa dediğimiz tür.

Nöbet devr-i daimi yapar bu türler. İki tipi de suçlayamazsın. Tercih meselesi arkadaş. Kiminin güneşle çalışır beyni kiminin muhayyilesi ise gecenin kör karanlığında daha iyi işler.

Yukarıda saydığım sebeplerden mütevellit anlatacaklarım kendimi savunma kisvesi altında saçmalamaktır efenim.

Yukarıdaki 3. soru tarzı andavalca sorular benim aklıma ancak bayılmaya yakın gelir. Vücudumun salgıladığı ve artık “Yat ulan eşşoooğlu!” diye bağıran hormonlardan mıdır bilinmez zaten ufak olan beynim kendini yer bitirir bu ve fotokopisi beş benzemez sorularla.

Şu bayılmaya teşne son dakikalarımda aklımdan geçen, özlediğim tek şey nedense sabah kalktığım gibi aç bilaç içtiğim günün ilk sigarası. Daha bugünün son sigarasını içmeden yarının sigarasına özlem duymalardayım. Gerzekçe olduğunun farkında olsam da vücudumun ve beynimin hala sinyaller göndermesi, herhangi bir şeyden tiksinmesi ya da herhangi bir şeyi arzulaması sevinç verici. Ya hiç tepki vermeselerdi? O zaman ne olurdu? He iyi bir yanı olurdu. Bu ne idiğü belirsiz, kendini bilmez saçmalama çıkmazdı ortaya ve fakat bir nevii ruhsal mastürbasyondur yazı yazmak. O sebeple dilin kemiği, klavyenin omurgası yok diyerekten giriştim durdurulamaz saçmalamama.

Koca günde hiç bir işe yaramamanın verdiği huzur ile bayılmaya hazırlandığım şu son gereksiz paragraflı geçen dakikalarımda bomboş bir boşluk hissetmem de cabası tabi.

Aslında bugün bir şeyler yazmaya niyetim vardı hatta konu da belliydi ama bir an içimden “Sittiret, satarım anasını. Hevesim kaçtı. “Düğün” de uçsuz bucaksız bi konu zaten. İstediğim yerden yakalayamam konunun ucunu şimdi. Hem zaten Toll üstadım süper bi yazı yazmıştı bu konuyla ilgili. Gerçi ben farklı bi yerden ele alacaktım ama olsun. Olmadı sonra yazarım reci milerını sevdiğiminin kendimi.” dedim. İyi de ettim. Gerçi böyle kıçı dağınık cümleler edeceğime ve şu anki uzuuuun saçmalamamı yazacağıma bahsettiğim konuyu 35-40 kere yazabilirdim sanırsam.

Usturuplu saçmalamaktı amacım bu blogu açarken. Gitgide şuursuzlaştığımın farkının ayırdındayım şu günlerde.

Ne cümleleri, ne paragrafları, ne saçmalarımı toparlayamıyorum. İnşallah bayılma işlemini hakkaniyetiyle yerine getirebilirim sevgili dostlar. Buraya kadar da okudunuzsa size de ayrıca teşekkürler. Gidip nesquik tozu kaşıklayarak kendinizi ödüllendirin bence bana katlandığınız için. Bu fikri vermek kadar da bir katkım olsun en azından.

Bayılmak üzere.

Öpüldünüz.

Zaftrik 

Not: Bugün hiç bir şey olmadı. Nette kondomsuz sörf yapmanın tadına vardım fütursuzca. Oh!

Kendime post-itsel bir not daha: Son sigarayı unutma. Bi de “turn the page” aç son kez. James bey “Smoke the day’s last cigarette. Rememberin’ what she’s said” derken hakikaten “what the fu*k she’s said?” diye düşün. Ardından sigarana bak. Tadından yenmesin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: